- Protez Cerrahisi
- Spor Yaralanmaları
- Travma Cerrahisi
- Omuz Cerrahisi
- El ve El Bileği Cerrahisi
- Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi
- Çocuk Ortopedisi
- Deformite Cerrahisi
- Rejeneratif Tıp
Travma Cerrahisi
Kalça Kırıkları (Femur Boynu, İntertrokanterik, Subtrokanterik)
Kalça kırıkları, uyluk kemiğinin kalça eklemine yakın üst bölümünde meydana gelen ciddi yaralanmalardır. Özellikle ileri yaş grubunda sık görülmekle birlikte trafik kazası, yüksekten düşme ve spor yaralanması gibi yüksek enerjili travmalar sonucunda genç bireylerde de ortaya çıkabilir. Kalça kırıkları hastanın yürüme yeteneğini, günlük yaşam bağımsızlığını ve genel sağlık durumunu doğrudan etkileyebilir.
Kalça çevresindeki kırıklar anatomik yerleşimlerine göre başlıca femur boynu, intertrokanterik ve subtrokanterik kırıklar şeklinde sınıflandırılır. Bu kırıkların her biri farklı biyolojik ve mekanik özelliklere sahip olduğu için tedavi yaklaşımı da kırığın yerine, hastanın yaşına, kemik kalitesine ve genel sağlık durumuna göre değişir.
Erken tanı ve uygun tedavi; hastanın mümkün olan en kısa sürede hareketlendirilmesi, yatağa bağımlılığa bağlı komplikasyonların azaltılması ve yürüme fonksiyonunun yeniden kazanılması açısından önem taşır.
Kalça kırığı nedir?
Kalça kırığı, femur adı verilen uyluk kemiğinin kalça eklemine yakın üst kısmında meydana gelen kırıklara verilen genel isimdir. Femurun üst bölümü; femur başı, femur boynu, büyük ve küçük trokanterler ile bu yapıların altındaki subtrokanterik alandan oluşur.
Kalça kırıkları başlıca üç grupta değerlendirilir:
- Femur boynu kırıkları
- İntertrokanterik kırıklar
- Subtrokanterik kırıklar
Kırığın bulunduğu bölge; kemiğin kan dolaşımını, kaynama ihtimalini, uygulanacak cerrahi yöntemi ve rehabilitasyon sürecini etkiler.
Femur boynu kırığı nedir?
Femur boynu, femur başı ile uyluk kemiğinin gövdesini birbirine bağlayan dar bölgedir. Bu bölgede meydana gelen kırıklar kalça eklemi kapsülünün içinde yer aldığı için intrakapsüler kırıklar olarak da adlandırılır.
Femur boynunun kan dolaşımı sınırlı ve hassas bir yapıya sahiptir. Yer değiştirmiş femur boynu kırıklarında femur başına giden damarlar zarar görebilir. Bu durum kırığın kaynamamasına veya femur başında avasküler nekroz olarak adlandırılan dolaşım bozukluğuna yol açabilir.
Femur boynu kırıklarında tedavi; kırığın ayrışma derecesine, hastanın yaşına, aktivite düzeyine ve eklemde önceden var olan kireçlenmeye göre planlanır.
İntertrokanterik kırık nedir?
İntertrokanterik kırıklar, femurun büyük ve küçük trokanter adı verilen kemik çıkıntıları arasındaki bölgede oluşur. Bu alan kasların yapışma noktalarını içerir ve kanlanması femur boynuna göre daha iyidir.
İntertrokanterik kırıklar genellikle ileri yaşta, osteoporozu bulunan hastalarda basit düşmeler sonucunda görülür. Kırık hattı parçalı olabilir ve küçük trokanter gibi destekleyici kemik bölgeleri kırığa dahil olabilir.
Bu kırıklar çoğunlukla cerrahi olarak plak-vida sistemleri veya kalça çivileri kullanılarak tedavi edilir. Amaç kırığın stabil hâle getirilmesi ve hastanın erken dönemde ayağa kaldırılmasıdır.
Subtrokanterik kırık nedir?
Subtrokanterik kırıklar, küçük trokanterin altından başlayan ve femur şaftının üst bölümüne uzanan kırıklardır. Bu bölge, vücut ağırlığını taşıyan ve yoğun kas kuvvetlerine maruz kalan bir alandır.
Subtrokanterik bölgedeki kırıklar yüksek mekanik yüklere maruz kaldığı için tedavileri zor olabilir. Kırık parçaları çevredeki kasların çekmesiyle farklı yönlere yer değiştirebilir. Bu durum kırığın uygun pozisyona getirilmesini ve stabil olarak tespit edilmesini güçleştirebilir.
Genç hastalarda çoğunlukla trafik kazası veya yüksekten düşme gibi yüksek enerjili travmalar sonucunda görülürken, ileri yaşta osteoporoz ve bazı kemik hastalıklarına bağlı olarak düşük enerjili travmalarla da oluşabilir.
Kalça kırıkları neden oluşur?
Kalça kırıklarının en sık nedeni düşmedir. Özellikle ileri yaşta kemik yoğunluğunun azalması, denge sorunları ve kas gücündeki kayıp kırık riskini artırır.
Başlıca nedenler şunlardır:
- Ev içinde veya dışarıda düşme
- Merdivenden düşme
- Trafik kazaları
- Yüksekten düşme
- Spor yaralanmaları
- İş kazaları
- Osteoporoz
- Kemik tümörleri veya metastazlar
- Uzun süreli bazı ilaçların kullanımı
- Kemik yapısını zayıflatan metabolik hastalıklar
Bazı hastalarda belirgin bir travma olmadan da kalça ağrısı ve kırık gelişebilir. Bu durum stres kırığı veya patolojik kırık açısından değerlendirme gerektirir.
Kimlerde daha sık görülür?
Kalça kırıkları özellikle ileri yaş grubunda sık görülür. Kadınlarda menopoz sonrası kemik yoğunluğunun azalması nedeniyle risk daha yüksek olabilir.
Risk grubunda bulunan kişiler şunlardır:
- Osteoporozu olan bireyler
- İleri yaştaki hastalar
- Denge ve yürüme bozukluğu bulunanlar
- Görme problemi olan kişiler
- Daha önce düşme veya kırık öyküsü bulunanlar
- Kas gücü azalmış bireyler
- Uzun süre hareketsiz kalan hastalar
- Kortizon gibi kemik yapısını etkileyen ilaçları uzun süre kullananlar
- Kalça çevresini etkileyen tümör veya kemik hastalığı bulunanlar
Genç bireylerde ise yüksek enerjili travmalar ön plandadır ve kalça kırığına başka organ veya iskelet sistemi yaralanmaları eşlik edebilir.
Kalça kırıklarının belirtileri nelerdir?
Kalça kırığı sonrasında en sık görülen belirti şiddetli kalça ve kasık ağrısıdır. Hasta çoğunlukla kırık tarafındaki bacağına basamaz ve yürüyemez.
Başlıca belirtiler şunlardır:
- Kalça, kasık veya uyluk bölgesinde ağrı
- Ayağa kalkamama
- Kırık tarafındaki bacağa yük verememe
- Bacağın kısa görünmesi
- Ayağın dışa dönük durması
- Kalça hareketleriyle artan ağrı
- Şişlik veya morarma
- Hareketlerde belirgin kısıtlılık
- Bazı stres kırıklarında giderek artan kasık ağrısı
Kırığın yer değiştirmediği bazı hastalarda kişi kısmen yürüyebilir. Bu nedenle travma sonrasında devam eden kasık veya kalça ağrısı ihmal edilmemelidir.
Kalça kırıkları nasıl teşhis edilir?
Tanı, hastanın travma öyküsünün alınması ve fizik muayene ile başlar. Muayene sırasında bacağın duruşu, kısalık, dışa dönüklük ve kalça hareketleriyle oluşan ağrı değerlendirilir.
Görüntüleme yöntemleri şunlardır:
- Direkt röntgen
- Bilgisayarlı tomografi
- Manyetik rezonans görüntüleme
- Gerekli durumlarda kemik sintigrafisi
Çoğu kalça kırığı röntgen ile görülebilir. Ancak özellikle yer değiştirmemiş femur boynu kırıkları ve stres kırıkları ilk röntgende fark edilmeyebilir. Klinik şüphenin devam ettiği hastalarda MR veya bilgisayarlı tomografi gerekebilir.
Kalça kırıklarında ilk müdahale nasıl olmalıdır?
Kalça kırığından şüphelenilen hasta yürütülmemeli ve kırık bacağa yük vermesi istenmemelidir. Hasta mümkün olduğunca bulunduğu pozisyonda sabit tutulmalı ve sağlık ekibinden yardım alınmalıdır.
Bacağın zorla düzeltilmeye çalışılması, hastanın ayağa kaldırılması veya yürütülmesi kırığın daha fazla yer değiştirmesine neden olabilir. Ağrı kontrolü ve uygun taşıma işlemi sağlık personeli tarafından gerçekleştirilmelidir.
Kalça kırıkları nasıl tedavi edilir?
Kalça kırıklarının büyük bir bölümü cerrahi olarak tedavi edilir. Cerrahi tedavinin temel amacı kırığı stabil hâle getirerek hastanın mümkün olduğunca erken hareket etmesini sağlamaktır.
Tedavi planı hazırlanırken şu faktörler değerlendirilir:
- Kırığın yeri ve tipi
- Kırığın yer değiştirme miktarı
- Hastanın yaşı
- Kemik kalitesi
- Kırık öncesindeki yürüme kapasitesi
- Kalça ekleminde kireçlenme olup olmaması
- Hastanın genel sağlık durumu
- Eşlik eden hastalıklar
- Ameliyat ve anestezi riski
Cerrahi uygulanamayacak kadar ciddi sağlık problemi bulunan bazı hastalarda cerrahi dışı tedavi değerlendirilebilir. Ancak uzun süreli yatak istirahati; pıhtı oluşumu, akciğer enfeksiyonu, bası yarası ve kas kaybı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
Femur boynu kırıkları nasıl tedavi edilir?
Yer değiştirmemiş femur boynu kırıklarında, özellikle genç veya aktif hastalarda vidalarla kırık tespiti uygulanabilir. Tedavinin amacı femur başını korumak ve kırığın kaynamasını sağlamaktır.
Yer değiştirmiş femur boynu kırıklarında hastanın yaşı ve aktivite düzeyine göre şu yöntemler değerlendirilebilir:
- Vida ile tespit
- Dinamik kalça vidası
- Yarım kalça protezi
- Total kalça protezi
Genç hastalarda femur başının korunması öncelikli olabilir. İleri yaştaki hastalarda ise kaynamama ve dolaşım bozukluğu riski nedeniyle protez cerrahisi daha sık tercih edilebilir.
İntertrokanterik kırıklar nasıl tedavi edilir?
İntertrokanterik kırıklar genellikle kırığın tespit edilmesiyle tedavi edilir. Kullanılabilecek cerrahi yöntemler şunlardır:
- Dinamik kalça vidası ve plak
- Proksimal femur çivisi
- İntramedüller kalça çivileri
- Seçilmiş hastalarda protez uygulamaları
Kırığın stabil veya instabil olması, parçalanma derecesi ve femurun yan duvarının durumu kullanılacak implantın belirlenmesinde önemlidir.
Subtrokanterik kırıklar nasıl tedavi edilir?
Subtrokanterik kırıklarda çoğunlukla intramedüller çiviler tercih edilir. Bu çiviler femurun iç kanalına yerleştirilerek kırık hattında güçlü bir mekanik destek sağlar.
Bazı özel kırıklarda plak ve vida sistemleri de kullanılabilir. Tedavinin başarısı; kırığın doğru hizalanmasına, stabil biçimde tespit edilmesine ve kemik kaynamasının düzenli olarak takip edilmesine bağlıdır.
Ameliyat sonrası süreç nasıldır?
Ameliyat sonrasında hastanın genel durumu uygun olduğunda erken hareketlendirme hedeflenir. Hastanın yataktan oturtulması, ayağa kaldırılması ve yürüteçle yürütülmesi fizyoterapist eşliğinde planlanabilir.
Rehabilitasyon sürecinde:
- Ağrı kontrolü sağlanır.
- Kan pıhtısı oluşumuna karşı önlem alınır.
- Solunum egzersizleri uygulanır.
- Kas gücünü koruyucu hareketlere başlanır.
- Yürüteç veya koltuk değneği kullanımı öğretilir.
- Denge ve yürüme eğitimi verilir.
- Günlük yaşam aktivitelerine dönüş planlanır.
Hastanın kırık bacağa ne kadar yük verebileceği; kırığın tipi, kullanılan implant ve cerrahın değerlendirmesine göre belirlenir.
Kalça kırıklarının komplikasyonları nelerdir?
Kalça kırıkları özellikle ileri yaştaki hastalarda yalnızca ortopedik değil, genel sağlık durumunu etkileyen ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
Olası komplikasyonlar şunlardır:
- Kaynamama
- Yanlış pozisyonda kaynama
- Femur başında avasküler nekroz
- Enfeksiyon
- İmplantın gevşemesi veya kırılması
- Kalça protezinde çıkık
- Bacak boyu eşitsizliği
- Derin ven trombozu
- Akciğere pıhtı atması
- Akciğer enfeksiyonu
- Bası yaraları
- Kas gücü ve hareket kaybı
- Yürüme bağımsızlığında azalma
Erken ameliyat, uygun tıbbi hazırlık ve zamanında rehabilitasyon bu risklerin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Kalça kırıkları önlenebilir mi?
Her kalça kırığını önlemek mümkün değildir. Ancak düşme riskinin ve kemik zayıflığının azaltılmasıyla kırık ihtimali düşürülebilir.
Koruyucu öneriler şunlardır:
- Osteoporoz taraması yaptırmak
- Doktor önerisiyle uygun tedaviyi uygulamak
- Kas gücü ve denge egzersizleri yapmak
- Evde kaygan halı ve kabloları kaldırmak
- Banyo ve merdivenlerde tutunma barları kullanmak
- Yeterli aydınlatma sağlamak
- Görme problemlerini tedavi ettirmek
- Uygun tabanlı ayakkabılar kullanmak
- Düşmeye neden olabilecek ilaçları doktorla değerlendirmek
- Kemik sağlığını destekleyen beslenme alışkanlıkları edinmek
Sık Sorulan Sorular
Kalça kırıkları her zaman ameliyat edilir mi?
Kalça kırıklarının büyük bölümü cerrahi olarak tedavi edilir. Ancak hastanın genel durumunun ameliyata uygun olmadığı çok sınırlı durumlarda cerrahi dışı tedavi düşünülebilir.
Femur boynu kırığında neden protez uygulanır?
Yer değiştirmiş femur boynu kırıklarında femur başının kan dolaşımı bozulabilir. Bu nedenle özellikle ileri yaştaki hastalarda kaynamama ve avasküler nekroz riskini azaltmak amacıyla protez uygulanabilir.
Kalça kırığı ameliyatından sonra ne zaman yürünür?
Hastanın genel durumu ve yapılan ameliyat uygun olduğunda erken dönemde ayağa kalkma ve yürüme çalışmaları başlatılabilir. Bacağa verilecek yük miktarı cerrahi yönteme göre değişir.
Kalça kırığı tekrar yürümeyi engeller mi?
Uygun cerrahi ve düzenli rehabilitasyonla birçok hasta yeniden yürüyebilir. Ancak sonuç; hastanın yaşı, kırık öncesi hareket düzeyi, eşlik eden hastalıkları ve rehabilitasyona uyumuna bağlıdır.
Kalça kırığı osteoporoz belirtisi olabilir mi?
Evet. Özellikle basit bir düşme sonrasında gelişen kalça kırığı, kemik yoğunluğunda azalma bulunduğunu gösterebilir. Bu hastaların osteoporoz açısından değerlendirilmesi önemlidir.
Sonuç
Femur boynu, intertrokanterik ve subtrokanterik kırıklar; kalça çevresinde meydana gelen ve hastanın hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebilen yaralanmalardır. Bu kırıkların tedavisinde temel amaç, kırığın veya eklemin stabilitesini sağlamak, ağrıyı azaltmak ve hastayı mümkün olduğunca erken hareketlendirmektir.
Tedavi yöntemi kırığın anatomik yerleşimine, ayrışma derecesine, hastanın yaşına, kemik kalitesine ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. Erken tanı, uygun cerrahi planlama, düşme ve pıhtı riskine karşı alınan önlemler ile düzenli rehabilitasyon, başarılı bir iyileşme sürecinin temelini oluşturur.
Makale & Blog
Güncel Yazılar
İLETİŞİM
Randevu Alın
Sağlığınız için ilk adımı atın. Size en uygun tarih ve saat için bizimle iletişime geçin.
- 0555 555 55 55
- Bezmialem Hastanesi
- Pzt - Cum: 09:00 - 17:00 Cmt: 08:00 - 13:00