- Protez Cerrahisi
- Spor Yaralanmaları
- Travma Cerrahisi
- Omuz Cerrahisi
- El ve El Bileği Cerrahisi
- Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi
- Çocuk Ortopedisi
- Deformite Cerrahisi
- Rejeneratif Tıp
Çocuk ortopedisi
Çocuklarda Kemik ve Yumuşak Doku Tümörleri
Çocukluk çağında kemik veya yumuşak dokularda fark edilen her şişlik tümör anlamına gelmez. Büyüme dönemine ait kemik çıkıntıları, geçirilmiş travmalar, enfeksiyonlar, hematomlar ve iyi huylu kitleler benzer görünümler oluşturabilir. Bununla birlikte giderek büyüyen, ağrıya yol açan ya da çocuğun hareketlerini etkileyen oluşumların dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Kemik ve yumuşak doku tümörleri iyi huylu veya kötü huylu olabilir. Çocuklarda görülen kemik lezyonlarının önemli bir bölümü iyi huyludur ve yalnızca takip edilebilir. Ancak bazı tümörler kemiği zayıflatabilir, büyüme plağını etkileyebilir veya çevredeki kas, damar ve sinir yapılarına baskı yapabilir. Daha nadir görülen kötü huylu tümörlerde ise erken tanı, tedavinin başarısı açısından belirleyici öneme sahiptir.
Değerlendirme sürecinde çocuğun yaşı, kitlenin bulunduğu bölge, büyüme hızı, ağrının özellikleri ve görüntüleme bulguları birlikte ele alınır. Tanı ve tedavi, çocuk ortopedisi, ortopedik onkoloji, radyoloji, patoloji ve gerektiğinde çocuk onkolojisi uzmanlarının ortak çalışmasını gerektirebilir.
Kemik ve yumuşak doku tümörü nedir?
Kemik tümörü, kemiği oluşturan hücrelerden veya kemik iliği içindeki dokulardan gelişen anormal hücre çoğalmasıdır. Yumuşak doku tümörleri ise kas, yağ dokusu, tendon, bağ, damar, sinir veya bağ dokusu gibi kemik dışındaki yapılardan kaynaklanır.
Bu oluşumlar davranış özelliklerine göre üç grupta değerlendirilebilir:
- İyi huylu tümörler
- Yerel olarak agresif davranabilen tümörler
- Kötü huylu tümörler
İyi huylu tümörler vücudun başka bölgelerine yayılmaz. Ancak büyüdüklerinde kemiğin dayanıklılığını azaltabilir, şekil bozukluğuna neden olabilir veya eklem hareketlerini kısıtlayabilir. Kötü huylu tümörler ise çevre dokulara ilerleyebilir ve uzak organlara yayılma potansiyeli taşıyabilir.
Çocuklarda kemik tümörleri sık görülür mü?
Çocukluk çağında kemikte görülen kitlelerin çoğu kötü huylu değildir. Basit kemik kistleri, osteokondrom ve bazı fibröz kemik lezyonları büyüme döneminde sık karşılaşılan iyi huylu oluşumlardır.
Kötü huylu kemik tümörleri daha nadirdir. Ancak büyüme çağında ortaya çıkmaları, hızlı ilerleyebilmeleri ve başlangıçta spor yaralanması ya da büyüme ağrısı ile karıştırılabilmeleri nedeniyle önem taşırlar.
Çocukta kemik veya yumuşak doku kitlesi saptandığında yalnızca görülme sıklığına dayanarak yorum yapılmamalıdır. Her oluşum kendi klinik ve radyolojik özellikleriyle değerlendirilmelidir.
Çocuklarda kemik tümörleri neden oluşur?
Çoğu kemik ve yumuşak doku tümöründe kesin neden belirlenemez. Hücrelerin büyümesini ve çoğalmasını düzenleyen mekanizmalarda ortaya çıkan değişiklikler tümör gelişimine yol açabilir.
Bazı tümörlerde genetik yatkınlık veya belirli kalıtsal hastalıklar etkili olabilir. Daha önce radyoterapi uygulanmış bölgelerde ilerleyen yıllarda ikincil tümör gelişme riski artabilir. Bununla birlikte çocukluk çağı tümörlerinin büyük kısmı ailelerin yaptığı ya da yapmadığı herhangi bir davranışla ilişkili değildir.
Düşme, çarpma veya spor yaralanmaları genellikle tümör oluşturmaz. Ancak önceden var olan bir lezyonun ağrı vermesine veya patolojik kırıkla fark edilmesine neden olabilir.
İyi huylu kemik tümörleri nelerdir?
Çocuklarda farklı özelliklere sahip çok sayıda iyi huylu kemik tümörü ve tümör benzeri lezyon görülebilir.
Bunlar arasında şunlar yer alır:
- Osteokondrom
- Enkondrom
- Osteoid osteom
- Non-ossifiye fibrom
- Basit kemik kisti
- Anevrizmal kemik kisti
- Fibröz displazi
- Kondroblastom
Bu lezyonların bazıları tesadüfen çekilen röntgenlerde fark edilir ve herhangi bir şikâyete neden olmaz. Bazıları ise ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı veya kemikte zayıflama oluşturabilir.
Tedavi kararı lezyonun adına değil; büyüklüğüne, yerleşimine, büyüme davranışına ve çocuğun fonksiyonlarını etkileyip etkilemediğine göre verilir.
Osteokondrom nedir?
Osteokondrom, büyüme çağında sık görülen iyi huylu kemik oluşumlarından biridir. Kemiğin yüzeyinden dışarı doğru gelişen kemik ve kıkırdak yapılı bir çıkıntıdır.
Genellikle diz çevresi, omuz veya ön kol gibi büyüme plaklarına yakın bölgelerde fark edilir. Çocuk veya aile, cilt altında sert bir çıkıntı hissedebilir.
Küçük ve şikâyet oluşturmayan osteokondromlar takip edilebilir. Ağrıya neden olması, hareketi kısıtlaması, damar veya sinire baskı yapması ya da büyüme tamamlandıktan sonra büyümeye devam etmesi durumunda cerrahi çıkarma değerlendirilebilir.
Kemik kistleri nasıl belirti verir?
Kemik kistleri, kemiğin içinde oluşan sıvı veya kanla dolu boşluklardır. Bazı kistler herhangi bir belirti vermeden yıllarca kalabilir.
Kist kemiğin dayanıklılığını azalttığında hafif bir düşme veya çarpma sonrası kırık gelişebilir. Bu tür kırıklar patolojik kırık olarak adlandırılır.
Kemik kistlerinde şu belirtiler görülebilir:
- Bölgesel ağrı
- Şişlik
- Hareket sırasında hassasiyet
- Tekrarlayan kırıklar
- Uzuvda şekil değişikliği
Kistin yerleşimi, büyüklüğü ve kırık riski tedavi planını belirler. Bazı kistler takip edilirken, bazılarına enjeksiyon veya cerrahi temizlik uygulanabilir.
Çocuklarda kötü huylu kemik tümörleri nelerdir?
Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen başlıca kötü huylu kemik tümörleri osteosarkom ve Ewing sarkomudur.
Osteosarkom sıklıkla hızlı büyüme dönemindeki çocuk ve ergenlerde, özellikle diz çevresindeki uzun kemiklerde ortaya çıkar. Ewing sarkomu ise uzun kemiklerde, leğen kemiğinde ve gövde iskeletinde görülebilir.
Bu tümörler erken dönemde yalnızca ağrı ve hafif şişlik oluşturabilir. Ağrının travmaya bağlanması veya büyüme ağrısı olarak değerlendirilmesi tanının gecikmesine neden olabilir.
Yumuşak doku tümörleri hangi yapılardan gelişir?
Yumuşak doku tümörleri vücudun destek ve hareket sistemini oluşturan kemik dışı yapılardan kaynaklanır.
Bu yapılar şunlardır:
- Kas dokusu
- Yağ dokusu
- Bağ dokusu
- Tendon ve bağlar
- Damar yapıları
- Sinir dokusu
Çocuklarda görülen yumuşak doku kitlelerinin önemli bölümü iyi huyludur. Lipom, damar kökenli oluşumlar ve bazı sinir kılıfı tümörleri bu grupta yer alabilir.
Kötü huylu yumuşak doku tümörleri genel olarak sarkom olarak adlandırılır. Çocukluk çağında rabdomiyosarkom başta olmak üzere farklı sarkom türleri görülebilir.
Hangi belirtiler tümör açısından dikkat gerektirir?
Çocuklarda kas ve iskelet sistemi ağrıları sık görülür. Her ağrı tümör belirtisi değildir. Ancak bazı bulgular daha ayrıntılı değerlendirme gerektirir.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır:
- Nedeni açıklanamayan ve giderek artan ağrı
- Gece uykudan uyandıran ağrı
- Dinlenmekle geçmeyen ağrı
- Giderek büyüyen şişlik
- Kemik üzerinde sert kitle
- Yumuşak dokuda derine yerleşmiş kitle
- Hareket kısıtlılığı
- Topallama
- Hafif travma sonrası kırık
- Uzuvda güç kaybı
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Uzun süren ateş ve halsizlik
Özellikle birkaç hafta içinde gerilemeyen veya giderek belirginleşen bulguların yalnızca ağrı kesicilerle geçiştirilmemesi gerekir.
Büyüme ağrısı ile tümör ağrısı nasıl ayrılır?
Büyüme ağrısı genellikle her iki bacakta, çoğunlukla akşam veya gece saatlerinde hissedilir. Sabah uyandığında çocuk çoğu zaman ağrısızdır ve günlük aktivitelerine devam edebilir. Muayenede şişlik, hareket kaybı veya belirgin hassasiyet beklenmez.
Tümöre bağlı ağrı ise çoğunlukla tek bir bölgede devam eder. Zamanla şiddetlenebilir, gündüz aktivitelerini etkileyebilir ve gece uykudan uyandırabilir. Ağrıya şişlik, topallama veya eklem hareketlerinde azalma eşlik edebilir.
Kesin ayrım yalnızca belirtilere bakılarak yapılamaz. Şüpheli durumlarda fizik muayene ve görüntüleme gerekir.
Yumuşak doku kitlesinin hangi özellikleri önemlidir?
Çocuklarda cilt altında fark edilen küçük ve yüzeyel kitleler çoğunlukla iyi huyludur. Buna rağmen kitlenin yapısı, derinliği ve büyüme hızı değerlendirilmelidir.
Şu özellikler dikkat gerektirir:
- Kısa sürede büyümesi
- Sert veya düzensiz yapıda olması
- Derin dokulara sabit görünmesi
- Ağrıya neden olması
- Hareketi kısıtlaması
- Tekrarlaması
- Ciltte renk veya ısı değişikliği oluşturması
- Damar veya sinir basısı belirtilerine yol açması
Kitlenin elle sıkılması, delinmesi veya masajla dağıtılmaya çalışılması uygun değildir.
Tanı süreci nasıl başlar?
Değerlendirme ayrıntılı öykü ve fizik muayene ile başlar. Kitlenin ne zaman fark edildiği, büyüyüp büyümediği, ağrının süresi, travma öyküsü ve çocuğun genel sağlık durumu sorgulanır.
Muayenede;
- Kitlenin yeri ve büyüklüğü
- Sertliği
- Hareketliliği
- Ciltle ilişkisi
- Eklem hareketleri
- Kas gücü
- Damar ve sinir fonksiyonları
- İki uzuv arasındaki fark
incelenir.
Sonraki adımlar muayene bulgularına göre planlanır. Her kitle için aynı görüntüleme yöntemi veya biyopsi gerekmeyebilir.
Röntgen hangi bilgileri verir?
Kemik kaynaklı bir lezyonda ilk görüntüleme yöntemi çoğunlukla direkt röntgendir. Röntgen, lezyonun kemik içindeki yerini, sınırlarını ve kemiğe nasıl etki ettiğini gösterebilir.
Röntgende;
- Kemiğin incelmesi
- Kemik yıkımı
- Yeni kemik oluşumu
- Korteks yapısı
- Kırık varlığı
- Büyüme plağıyla ilişki
değerlendirilir.
Bazı iyi huylu lezyonlar röntgende karakteristik bir görünüm gösterebilir. Ancak şüpheli bulgularda ileri inceleme gerekir.
Ultrasonografi ne zaman kullanılır?
Ultrasonografi, özellikle cilt altı ve yumuşak doku kitlelerinin ilk değerlendirmesinde kullanılabilir. Kitlenin katı mı, sıvı içerikli mi olduğu ve damarlarla ilişkisi hakkında bilgi verebilir.
Radyasyon içermemesi çocuklarda önemli bir avantajdır. Bununla birlikte derin yerleşimli veya kemikle ilişkili oluşumlarda ultrason tek başına yeterli olmayabilir.
Manyetik rezonans görüntüleme neden önemlidir?
Manyetik rezonans görüntüleme, kemik iliğini ve çevredeki yumuşak dokuları ayrıntılı biçimde gösterir. Tümörün gerçek boyutunu, kaslarla, damarlarla, sinirlerle ve eklemle ilişkisini değerlendirmede önemli rol oynar.
Ameliyat planlaması gereken hastalarda lezyonun sınırlarının anlaşılmasına yardımcı olur. Kötü huylu tümör şüphesinde biyopsi yapılacak bölgenin belirlenmesinde de kullanılır.
Çocuğun yaşına bağlı olarak çekim sırasında hareketsiz kalabilmesi için sedasyon gerekebilir.
Bilgisayarlı tomografi ne zaman gerekir?
Bilgisayarlı tomografi kemik dokusunu ayrıntılı gösterir. Özellikle karmaşık kemik yapılarındaki lezyonlarda, korteksin değerlendirilmesinde ve cerrahi planlamada kullanılabilir.
Radyasyon içerdiği için çocuklarda gereklilik değerlendirilerek istenir. Her kemik tümöründe rutin olarak uygulanmaz.
Biyopsi nedir?
Biyopsi, kitleden veya kemik lezyonundan doku örneği alınarak patolojik inceleme yapılmasıdır. Tümörün kesin türünün belirlenmesinde en önemli aşamalardan biridir.
Biyopsi iğneyle veya küçük bir cerrahi kesiyle yapılabilir. İşlemin yöntemi kitlenin yerine, büyüklüğüne ve olası tanıya göre belirlenir.
Biyopsi basit bir örnek alma işlemi gibi görülmemelidir. İleride yapılabilecek cerrahinin planını bozmayacak bir bölgeden ve doğru doğrultuda yapılması gerekir. Bu nedenle biyopsinin tümör cerrahisini planlayan ekip tarafından veya bu ekiple görüşülerek gerçekleştirilmesi önemlidir.
Biyopsi öncesi kitle tamamen çıkarılmalı mıdır?
Tanısı bilinmeyen bir kitlenin doğrudan çıkarılması her zaman doğru değildir. Küçük ve iyi huylu görünümdeki bazı yüzeyel oluşumlarda tam çıkarma uygulanabilir. Ancak kötü huylu tümör ihtimali bulunan kitlelerde plansız cerrahi, tümör hücrelerinin çevre dokulara yayılmasına ve sonraki tedavinin zorlaşmasına neden olabilir.
Bu nedenle derin, hızlı büyüyen veya görüntülemede şüpheli görülen kitlelerde önce uygun görüntüleme ve planlı biyopsi yapılmalıdır.
İyi huylu tümörler nasıl tedavi edilir?
İyi huylu bir lezyonun tedavisi çocuğun şikâyetine ve lezyonun davranışına göre belirlenir.
Sadece takip şu durumlarda uygun olabilir:
- Lezyon küçükse
- Ağrı oluşturmuyorsa
- Kemiği zayıflatmıyorsa
- Büyüme plağını etkilemiyorsa
- Görüntülemede agresif özellik göstermiyorsa
Cerrahi tedavi ise şu durumlarda değerlendirilebilir:
- Devam eden ağrı
- Hızlı büyüme
- Kırık riski
- Tekrarlayan patolojik kırık
- Sinir veya damar basısı
- Hareket kısıtlılığı
- Tanıda belirsizlik
- Belirgin şekil bozukluğu
Cerrahide lezyon çıkarılabilir, kemik içi boşluk temizlenebilir ve gerekli durumlarda kemik greftiyle doldurulabilir.
Kötü huylu kemik tümörleri nasıl tedavi edilir?
Kötü huylu kemik tümörlerinin tedavisi multidisipliner olarak planlanır. Tümörün türüne göre kemoterapi, cerrahi ve bazı hastalarda radyoterapi birlikte kullanılabilir.
Tedavinin amacı yalnızca tümörü çıkarmak değildir. Aynı zamanda çocuğun yaşamını korumak, uzuv fonksiyonlarını mümkün olduğunca sürdürmek ve hastalığın yayılmasını önlemek hedeflenir.
Cerrahi öncesi kemoterapi tümörün küçülmesini sağlayabilir. Ardından tümör çevresindeki sağlam doku sınırıyla birlikte çıkarılır. Patoloji sonucuna göre ameliyat sonrası ek tedaviler planlanabilir.
Uzuv koruyucu cerrahi nedir?
Uzuv koruyucu cerrahide tümörlü kemik bölümü çıkarılırken kol veya bacağın tamamı korunur. Oluşan kemik boşluğu tümör protezi, kemik grefti veya farklı rekonstrüksiyon yöntemleriyle yeniden yapılandırılabilir.
Çocuklarda büyümenin devam etmesi tedaviyi erişkinlere göre daha karmaşık hâle getirir. Kullanılan implantın çocuğun ilerideki büyümesine uyumu ve olası bacak uzunluğu farkı tedavi planında dikkate alınır.
Her tümör uzuv koruyucu cerrahiye uygun olmayabilir. Büyük damar ve sinirlerin yaygın şekilde tutulduğu veya enfeksiyon riskinin çok yüksek olduğu bazı durumlarda farklı cerrahi seçenekler gerekebilir.
Amputasyon hangi durumlarda gündeme gelir?
Günümüzde görüntüleme, kemoterapi ve cerrahi tekniklerdeki gelişmeler sayesinde birçok çocukta uzuv koruyucu ameliyat uygulanabilir. Bununla birlikte bazı ileri tümörlerde uzvun korunması güvenli veya işlevsel olmayabilir.
Amputasyon;
- Tümörün önemli damar ve sinirleri yaygın olarak sarması
- Tümörün güvenli cerrahi sınırlarla çıkarılamaması
- Uzvun korunmasının işlevsiz bir sonuç oluşturması
- Ciddi enfeksiyon veya dolaşım sorunu bulunması
gibi durumlarda değerlendirilebilir.
Bu karar yalnızca görüntüye göre değil, çocuğun yaşam güvenliği ve beklenen fonksiyon dikkate alınarak verilir.
Tedavi sonrasında rehabilitasyon nasıl uygulanır?
Rehabilitasyon, özellikle büyük cerrahilerden sonra tedavinin temel parçalarından biridir. Çocuğun kas gücünü, eklem hareketlerini ve günlük yaşam bağımsızlığını yeniden kazanması hedeflenir.
Program içerisinde;
- Eklem hareket egzersizleri
- Kas güçlendirme
- Yürüme eğitimi
- Denge çalışmaları
- Protez veya ortez kullanımı
- Günlük yaşam becerileri
- Spora ve okula dönüş planı
yer alabilir.
Rehabilitasyon süreci yapılan ameliyata, tümörün bulunduğu bölgeye ve çocuğun genel durumuna göre değişir.
Büyüme plağı etkilenirse ne olur?
Tümörün veya uygulanan cerrahinin büyüme plağını etkilemesi, ilgili kemiğin büyümesinde yavaşlamaya neden olabilir. Bu durum ilerleyen yıllarda kol veya bacak uzunluk farkı, açısal şekil bozukluğu ya da eklem uyumunda değişiklik oluşturabilir.
Çocuklarda tedavi planlanırken büyüme plağının korunmasına mümkün olduğunca dikkat edilir. Ancak tümörün tamamen çıkarılması gerektiğinde büyüme plağının bir kısmının alınması zorunlu olabilir.
Bu çocuklar büyüme tamamlanıncaya kadar düzenli aralıklarla takip edilir. Gelişen uzunluk farkı veya açısal bozukluk için büyüme yönlendirme, uzatma veya düzeltici cerrahi seçenekleri değerlendirilebilir.
Tedaviden sonra düzenli takip neden önemlidir?
Kötü huylu tümörlerde tedavi sonrasında hastalığın tekrarını veya başka bölgelere yayılımını erken fark etmek için düzenli kontroller gerekir. İyi huylu bazı lezyonlar da çıkarıldıktan sonra tekrarlayabilir.
Kontrollerde;
- Fizik muayene
- Ameliyat bölgesinin değerlendirilmesi
- Röntgen veya manyetik rezonans
- Akciğer görüntülemeleri
- Kan testleri
- Uzuv uzunluğu ve büyüme takibi
- İmplant durumu
incelenebilir.
Kontrol sıklığı tümörün türüne ve tedavinin üzerinden geçen süreye göre düzenlenir.
Çocuğun psikolojik olarak desteklenmesi neden önemlidir?
Tümör tanısı çocuk ve ailesi için kaygı verici bir süreçtir. Hastane yatışları, kemoterapi, ameliyatlar ve hareket kısıtlamaları çocuğun okul, oyun ve sosyal yaşamını etkileyebilir.
Çocuğa yaşına uygun ve anlaşılır bilgi verilmesi, tedavi sürecine katılımının desteklenmesi ve günlük rutinlerinin mümkün olduğunca korunması önemlidir.
Gerekli durumlarda çocuk psikiyatrisi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve okul rehberlik biriminden destek alınabilir. Fiziksel tedavinin yanında duygusal iyilik hâlinin korunması da tedavinin önemli bir parçasıdır.
Hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?
Aşağıdaki bulgulardan biri varsa çocuk ortopedisi değerlendirmesi önerilir:
- Birkaç hafta içinde geçmeyen bölgesel kemik ağrısı
- Gece uykudan uyandıran ağrı
- Giderek büyüyen şişlik
- Kemik üzerinde sert çıkıntı
- Açıklanamayan topallama
- Hareket kısıtlılığı
- Hafif travmayla kırık oluşması
- Daha önce fark edilmeyen derin yumuşak doku kitlesi
- Kısa sürede büyüyen kitle
- Ağrıya eşlik eden halsizlik veya kilo kaybı
Bu belirtiler mutlaka kötü huylu tümör anlamına gelmez. Ancak nedenin belirlenmesi için muayene gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Çocuklarda görülen her kemik kitlesi kanser midir?
Hayır. Çocuklarda görülen kemik lezyonlarının büyük bölümü iyi huyludur. Kesin değerlendirme muayene ve görüntüleme bulgularına göre yapılır.
Travma kemik tümörüne neden olur mu?
Travmanın tümör oluşturduğu düşünülmez. Ancak önceden var olan bir lezyonun ağrı vermesine, şişliğin fark edilmesine veya zayıflayan kemikte kırık gelişmesine neden olabilir.
Kemik tümörü kan tahlilinde belli olur mu?
Kan testleri bazı durumlarda yardımcı olabilir ancak tek başına kemik tümörü tanısı koydurmaz. Tanı için görüntüleme ve gerekli hastalarda biyopsi gerekir.
İyi huylu kemik tümörü ameliyat edilmek zorunda mıdır?
Hayır. Ağrı oluşturmayan, büyümeyen ve kemiği zayıflatmayan birçok iyi huylu lezyon düzenli kontrollerle takip edilebilir. Cerrahi kararı lezyonun davranışına göre verilir.
Sonuç
Çocuklarda kemik ve yumuşak doku tümörleri, basit ve zararsız oluşumlardan hızlı tedavi gerektiren kötü huylu hastalıklara kadar geniş bir grubu kapsar. Kalıcı ağrı, giderek büyüyen şişlik, topallama veya açıklanamayan hareket kısıtlılığı gibi belirtiler dikkatle değerlendirilmelidir.
Erken tanı için uygun görüntülemenin yapılması ve gerekli durumlarda biyopsinin doğru şekilde planlanması büyük önem taşır. Tedavi çocuğun yaşına, tümörün türüne, yerleşimine ve büyüme potansiyeline göre kişiselleştirilir. Amaç hastalığı kontrol altına alırken çocuğun uzuv fonksiyonunu, büyümesini ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca korumaktır.
Makale & Blog
Güncel Yazılar
İLETİŞİM
Randevu Alın
Sağlığınız için ilk adımı atın. Size en uygun tarih ve saat için bizimle iletişime geçin.
- 0555 555 55 55
- Bezmialem Hastanesi
- Pzt - Cum: 09:00 - 17:00 Cmt: 08:00 - 13:00